Friday, February 5, 2010

Aşk Dörtgeni: Biz Seninle Çok Kötü Bir Şey Yaptık

Dün seni gördüm. O kadar zaman Ankara’da hangi kafeye girsem her sarışın erkeği sen sanıp boş yere korktuktan sonra, şimdi çıktın karşıma. Boşuna diyorum, çünkü sen o sarhoş olup “Neden, neden?” diye sorduğun gece bile ağlamaktan başka bir şey yapmadın ki bana. Bense beni bulduğunda olacaklardan korkuyordum. Suçluluk psikolojisi işte… Daha neler düşündüm. Bir ara ölümcül bir kazanın fantezisini bile kurdum. O haldeki kadına kin beslenmez ya, başıma gelenleri öğrenince bağışlıyormuşsun beni.

Dün seni gördüm. Hiç değişmemişsin ya, zaten dudağının yanında alaycı bir gülümseme gibi duran derin yara izini nerde olsa tanırdım. Yanına gelmeyi istedim. Hala şiir yazıyor musun diye merak ettim, hani şu yayvan, karakterini senden almış rahatına düşkün el yazınla.

Ama gelemezdim. Çünkü biz seninle çok kötü bir şey yaptık. Sonra ben daha kötü bir şey yaptım.

O ekipten biriyle görüştüm geçenlerde, 10 yıl aradan sonra. O gidince fark ettim, niyetim günah çıkarıp, “Dert ettiğin şeye bak, çocuktuk o zamanlar hepimiz,” sözlerini duymakmış. Oysa havadan sudan, çoluk çocuktan konuştukça gitgide imkansızlaştı eskilerden bahsetmek. O kadar başka bir yerindeydik ki hayatın, yaptıklarımı anlatsam başka bir kadının sırrını açık edecekmişim gibi hissettim.

Sır saklamak gibi, hatırlamayı da iyi beceriyorum. Bana ilk seni seviyorum dediğin akşamüstü hala aklıma gelebiliyor. Atatürk Caddesi’nden eve dönerken“Beni seviyormuş” diye sessiz çığlıklar atmış, kapıyı açan anneme “Seni seviyorum," demiştim.

Sen beni sevdin ya, iyi bir insan olma potansiyelime, seni O’nun kadar sevebileceğime inanmıştım.

Olmadı. İşte bu yüzden, biz çok kötü bir şey yapmış olduk. Ondan sonrası daha kötü olabilirdi ancak. Ben de daha kötüsünü yaptım.

1 comment:

  1. Kötü değil ki, aşk işte sadece... olabildiği kadarı ile aşk, alabildiğince insani şeylerle dolu aşk, kötü mü cidden o kadar?

    ReplyDelete